Background Image

28 Eylül Dünya Kuduz Günü

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (OIE) tarafından, kuduz hastalığının önlenmesi konusundaki farkındalığı arttırmak ve bu hastalığın kontrolü konusundaki gelişmelere dikkat çekmek amacıyla 16 yıldır her yılın 28 Eylül günü “Dünya Kuduz Günü” olarak kutlanmaktadır. 28 Eylül günü aynı zamanda ilk kuduz aşısını geliştiren Fransız kimyacı ve mikrobiyolog Louis Pasteur’ün de ölüm yıldönümüdür.

Kuduz, Rhabdoviridae ailesinden Lyssavirus’un neden olduğu beynin ve omuriliğin ilerleyici ve öldürücü iltihabıyla seyreden ve aşıyla önlenebilir zoonotik bir hastalıktır. Tüm sıcakkanlı hayvanlar kuduz virüsü ile enfekte olabilirler ancak halen dünyanın pek çok bölgesinde özellikle gelişmekte olan ülkelerde kuduz vakalarının hemen tamamı enfekte bir köpeğin ısırması aracılığıyla meydana gelmektedir. 

Tarihi Mezopotamya’ya dek uzanan dünyanın en eski hastalıklarından biri olan kuduz hastalığının her yıl 150 ülkede en az 59 bin insanın ölümüne neden olduğu tahmin edilmektedir. Ölüm vakaların büyük bir çoğunluğu Afrika ve Asya’dan bildirilmektedir. Özellikle kırsal bölgelerde bu vakaların yaklaşık yarısını 15 yaşın altında çocukların oluşturduğu bilinmektedir.

Bu yılın teması; çevrenin insanlar ve hayvanlarla olan bağlantısının vurgulanması amacıyla “Kuduz: Tek sağlık, sıfır ölüm” olarak belirlenmiştir. “Tek Sağlık”, halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi için daha iyi politikalar, uygulamalar, araştırmalar ortaya koyabilmek için farklı bilim dallarının ve meslek gruplarının ortak çatı altında çalışmalarının gerekliliğini vurgulayan kavram olarak tanımlanmaktadır. COVID-19 pandemisi sadece sağlık sistemlerinin ne kadar kırılgan olabildiğini göstermemiş; aynı zamanda sektörler arası iş birliğinin önemini de ortaya koymuştur. Kuduz kontrol programları bu açıdan Tek Sağlık uygulamasına önemli bir örnektir. “Zero by 30” adlı Küresel Stratejik Planı’na göre; köpek-aracılı insan kuduzuna bağlı ölümlerin 2030 yılına kadar elimine edilmesi planlanmaktadır.

Klinik belirtiler ortaya çıktığında kuduz hastalığı ve ölümcül seyir kaçınılmazdır. Bu nedenle hayvan (özellikle de köpek) ısırıklarından korunmak konusunda farkındalık, hayvanların (özellikle de köpeklerin) kitlesel olarak aşılanması, kuduz riskli teması sonrasında uygun yara bakımı (ısırılan yerin sabunla ve mümkünse basınçlı akan bol suyla iyice yıkanması) vakit kaybetmeden bir sağlık kurumuna başvurularak önerilen takvim doğrultusunda aşı ve gerektiğinde diğer aşı (tetanos aşısı) ilaç (immün globulin, antibiyotik vb.) uygulamaları hastalıktan korunmada hayati önem taşımaktadır.

Kuduz aşısı uygulamalarında, Dünya Sağlık Örgütü tarafından da önerilen etkisizleştirilmiş ve saflaştırılmış güvenli hücre kültürü aşıları kullanılmaktadır. Kuduz aşısı 0., 3., 7. günlerde ve 14-28. günler arasında birer doz olmak üzere toplam dört doz olarak kas içine uygulanır. Bu takvimin önerildiği şekilde uygulanması hayati önem taşımaktadır. Kuduz gelişimini önlemek için riskli hayvanlar ile bulaşa neden olabilecek şekilde temas edilmesini takiben (hayvan tarafından ısırılma gibi) aşılama yaygın uygulama iken temas riski yüksek olan veteriner hekimler ve doğadaki diğer yaban hayvanlarıyla karşılaşma riski yüksek olan kişilere de kuduz aşısı temas olmadan korunma amacı ile uygulanabilir.

Kuduz olan bir hayvanda şu belirtiler gözlenebilir: Korkaklık, sinirlilik, saldırganlık, yutkunma güçlüğü, salya akması, kasılmalar, felç. Bu belirtileri gösteren hayvanlardan uzak durulmalı ve en kısa sürede İl/İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerine ihbarda bulunulmalıdır.
Daha detaylı bilgi için Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Kuduz Profilaksisi Rehberine* başvurulabilir.

*https://files.tuseb.gov.tr/tuseb/files/haberler/kuduz-profilaksi-rehberi.pdf